Bu kaydın yasal hükümlere uygun olmadığını düşünüyorsanız lütfen sayfa sonundaki Hata Bildir bağlantısını takip ederek bildirimde bulununuz. Kayıtlar ilgili üniversite yöneticileri tarafından eklenmektedir. Nadiren de olsa kayıtlarla ilgili hatalar oluşabilmektedir. MİTOS internet üzerindeki herhangi bir ödev sitesi değildir!

Doğu Akdeniz’de GKRY-İsrail Yakınlaşmasının Türkiye Açısından İncelenmesi

Diğer Başlık: Analysis of Cyprus-Israel Rapprochement from Turkey’s Perspective

Oluşturulma Tarihi: 2013

Niteleme Bilgileri

Tür: Tez

Alt Tür: Yüksek Lisans Tezi

Yayınlanma Durumu: Yayınlanmış

Dosya Biçimi: PDF

Dil: Türkçe

Konu(lar): Uluslararası ilişkiler, SİYASET BİLİMİ,

Yazar(lar): Gürson, Poyraz (Yazar),

Emeği Geçen(ler): Aktaş, serkan (Hazırlayan),


Yayınlayan: Atılım Üniveristesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı Yayın Yeri: Ankara Yayın Tarihi: 2013


Dosya:
file show file
Görüntüle
download file
Kaydet

Anahtar Kelimeler
 
1. İsrail
2. Kıbrıs
3. Münhasır Ekonomik Bölge
4. Doğu Akdeniz
5. Hidrokarbon Kaynakları
6. Türkiye
 
-----
1. Israel
2. Cyprus
3. Exclusive Economical Zone
4. Eastern Mediterranean
5. Hydrocarbon Resources
6. Turkey

Özet
Uzun yıllar boyunca dengeli ilerleyen Türkiye-İsrail ilişkileri, 31 Mayıs
2010 tarihinde Gazze’ye insani yardı malzemesi taşıan filoda yer alan
Mavi Marmara feribotuna, Akdeniz’in uluslararasısularıda, İrail’in yaptığımüahale ile gerilmişve takip eden döemde de giderek bozulmuşur. Güney
Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)’nin Tük kesiminin göüşüüalmaksıı Kırı
Cumhuriyeti adıa İrail ile Mühası Ekonomik Böge’nin Belirlenmesi
Anlaşasıimzalamasıve Doğ Akdeniz’de tespit edildiğ iddia edilen zengin
hidrokarbon kaynaklarınedeniyle Kırı Sorunu yeni bir boyut kazanmışı.
Tükiye’nin İrail ile sarsıan ilişileri GKRY’ye, Doğu Akdeniz’de kendisine
avantajlı bir konum sağlamış ve bölgede varlığı tespit edilen hidrokarbon
kaynakları üzerinde, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)ne
rağmen, mutlak hâkimiyet elde edebilmesi açısından yeni bir fırsat
doğurmuştur. Bu kapsamda İsrail’le ilişilerini yeniden normal bir seyre
kavuşurması Tükiye’nin bögedeki çıarlarıaçııdan öemlidir.
Tükiye, Doğ Akdeniz’deki güçmüadelesinin bir aktöüolmakta geçkalmışı. Türkiye her ne kadar 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku
Sözleşmesi’ne taraf değlse de, Karadeniz’de kııaşdevletlerin tüüile
deniz sııları kıa sahanlığıve mühası ekonomik bölge belirlenmesi
konusunda anlaşmalar imzalamıştır. Benzer şekilde Türkiye ve KKTC’nin,
Doğ Akdeniz’de de deniz yetki alanlarııbelirlemesi ve tü kııaşdevletlerle anlaşalar yapmasıgereklidir. Bu yolla Tükiye, GKRY’nin süeci
kendi lehine yöetmesini engelleyebilecektir. Tükiye’nin kendi çıarlarııgözetecek siyasi, ekonomik ve askeri faaliyetlerin çerçevesini çizen eylem
planları hazırlaması gerekmektedir.
----The Turkish
Israeli relationship has been a smooth one for decades
until the intervention of Israel to the Mavi Marmara ferry, which was carrying
humanitarian aid to Gaza, in the international waters of the Mediterranean
Sea, on May 31, 2010. After the Mavi Marmara incident, the relationship
between the two country kept disintegrating. The signature of a Delimitation
of Exclusive Economical Zone (EEZ) agreement between Israel and the
Greek Cypriot Administration (GCA) on behalf of the entire island of Cyprus
without involving the Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC) as well as
the rich hydrocarbon resources believed to be discovered in the Eastern
Mediterranean changed the dimension of the Cyprus Problem. The
detoriorating TurkishIsraeli relationship provided an advantegeous position
to the GCA in the Eastern Mediterranean as well as an opportunity to achieve
absolute dominance above the hydrocarbon resources identifed in the region
inspite of TRNC. In this respect, restoring her relationships with Israel is
important for Turkey’s regional interests.
Turkey has been a late comer to the power struggle in the East
Mediterranean. Although she is not a party to the 1982 United Nations
Convention of the Law of Sea, Turkey has signed agreements regarding sea
boundaries, continental shelf and delimitation of EEZs with all riparian states
in the Black Sea. Turkey and TRNC should be designating sea jurisdictional
areas and sign agreements with all riparian states in the Eastern
Mediterranean, through which Turkey would be able to prevent the GCA from
steering the process in favour of herself. Turkey needs to prepare political,
economical and military action plans that will protect her own national and
regional interests.

İçindekiler
Açıklamalar
Haklar
Notlar

Kaynakça


Atıf Yapanlar

Gözat Sayfasına Dön

 

Sosyal Medya ve Araçlar

İstatistikler

  • Kayıt
    • Bu ay: 3
    • Toplam: 2417
  • Online
    • Ziyaretçi: 20
    • Üye: 0
    • Toplam: 20

Detaylı İstatistikler